📖

Kapadokya kitap gezimize ilham veren romanı, dönüşten sonra da konuşmaya devam ettik. Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar’ı, bir sigorta eksperinin Konya’da çıkan bir yangını araştırmak için yola çıkmasıyla başlıyor; ama okur, kısa sürede çok daha derin bir yolculuğun içinde buluyor kendini.

Bir sır kapısı

Romanın adı, “sır kapısı” anlamına geliyor. Ahmet Ümit, polisiye kurgunun sürükleyiciliğini Mevlânâ ve Şems-i Tebrizî’nin yollarının kesiştiği tasavvufi bir arka planla ustaca harmanlıyor. Bir yandan “yangını kim çıkardı?” sorusunun peşine düşüyoruz, bir yandan da aşkın, dostluğun ve arayışın ne olduğunu düşünüyoruz.

Neden okuduk?

Bu kitabı seçmemizin nedeni yalnızca merak uyandıran kurgusu değildi. Aynı zamanda bir coğrafyanın —Konya’nın, Kapadokya’nın— hafızasını, edebiyatın gözünden yeniden okumaktı amacımız. Kitap kulübü buluşmamızda kimimiz kurguyu, kimimiz tasavvufi katmanı daha çok sevdi; işte tam da bu yüzden birlikte okumak güzel.

“Aradığın neredeyse, sen orada başlarsın.”

Sürükleyici bir polisiye ile düşündüren bir tasavvuf yolculuğunu bir arada arıyorsanız, Bab-ı Esrar rafınızda yerini almayı hak ediyor. Peki siz okudunuz mu? Görüşlerinizi bir sonraki buluşmamızda dinlemek isteriz.

← Tüm yazılar Instagram'da bizi takip et